Bazı okurlar sitem ediyor, hiç pozitif haber yok mu diye? Ben de söze, aynı adlı bir fıkrayla başlayıp, sonra bu soruyu yanıtlarım diye düşündüm.

 

Pozitif Haber

“ Seyahatten dönen adam, havaalanından bahçıvanına telefon açmış:

_ Nasıl, her şey yolunda mı?

_ Yolunda. Küreğin sapı kırıldı, şu anda onu tamir ediyordum.

_ Neden kırıldı?

_ Köpeğinize mezar kazarken zorlamışım, ondan kırıldı.

_ Nee! Köpeğim mi öldü?

_ Maalesef havuza düştü!

_ Benim köpeğim çok iyi yüzerdi; havuzda nasıl ölür?

_ Havuzun suyu boşalmıştı, atlayınca betona çakıldı.

_ Havuzu yeni doldurtmuştuk, neden boşalttınız?

_ İtfaiyeciler evdeki yangını söndürürken, ilave suya ihtiyaç duydular.

_ Nee! Evde yangın mı çıktı?

_ Evet efendim. Annenizin vefatı dolayısıyla, taziyeye gelenlerden biri, yanık sigara bırakmış.

_ Annem mi öldü? Yahu kadın daha iki hafta önce sapasağlamdı?

_ Haklısınız da…Yatak odanızda karınızla en yakın arkadaşınızı aynı yatakta görünce kalbine inmiş.

_ Yahu hiç pozitif bir haber yok mu adam sende?

_ Var efendim. Geçen gün siz AIDS testi yaptırmıştınız ya…Sonucu geldi, pozitif.”

 

İşsizlik, yoksulluk, yokluk, şiddet, haksızlık, hırsızlık, yolsuzluk, vicdansızlık, çaresizlik, Covid salgını, savaş ve bezginliğin kol gezdiği, yoğun olarak yaşandığı ve her gün bütün bunların haber yapıldığı bir dünyada, sizin için pozitif haber; olsa olsa, henüz bunlardan birinin, şimdilik başınıza gelmemesidir. Ama bu, hiç gelmeyeceği anlamına da gelmez! Bir bakarsınız, sıra size de gelmiş! Korkutucu değil mi?

 

Ancak, herkesin, bütün insanların, insanca ve adalet içinde yaşayacağı bir dünyada “pozitif haber”ler olur. Siz de biliyorsunuz; büyük kalabalıkların mutsuz olduğu yerlerde, bireysel mutlulukların bir önemi yoktur! Çünkü mutsuzluk da, tıpkı mutluluk gibi bulaşıcıdır ve eninde sonunda gelir, sizi de bulur!