Akıl alacak gibi değil, olup bitenler! Bütün bunlar neden yaşandı ve neden şimdi? İnsanlar neden bam teline basılmış gibi ses yükseltti? O seslerini duyuramıyanlar işte, şimdi çok öfkeli ve tepkili! Hatta o kadar tepki duyuyorlar ki; akın akın CHP’nin kurduğu sandıklara, İmamoğlu’na oy vermeye, destek olmaya gidiyorlar! Sandıklar önünde uzun kuyruklar oluştu. Üstelik sadece parti üyeleri değil, çok sayıda üye olmayan vatandaş da sandık başında destek oyu veriyor! Bu destek ve dayanışma toplumun her kesiminde görülüyor. Bazı muhalif siyasi parti temsilcileri, bazı sendikalar, üniversite öğrencileri, emekliler, işsizler, bazı meslek grupları, barolar ve ekonomik sıkıntı içindeki sıradan vatandaşlar, olup bitenlere tepki veriyorlar ve iradelerini gösteriyorlar!

Sabah başlayan oylama akşam yedi de bittiğinde sayımlar başlamıştı. Gece Saraçhane’ de açıklama yapan CHP genel başkanı Özgür Özel; henüz açılmamış iki bin sandıkla beraber 15 milyona yakın oy verildiğini söyledi. Partili üyelerin yüzde 92’sinin oylamaya katılıp, 1 milyon 653 bin oy verdiğini duyuran Özel, 13 milyon 250 bin partili olmayan vatandaşın verdiği destek oylarına da teşekkür etti.

Günler ve geceler boyu süren protestolar, uykusuz bir gecenin sabahında İmamoğlu’nun cezaevine gönderilmesiyle son bulacak mı? “ Şimdi ne olacak.?” Sorusunun cevabını bilen var mı?

Bunca olup bitenlerin ekonomik anlamda faturası yine halka çıktığında, işsizlik ve pahalılık arttığında, kısa vadede nasıl bir çözüm düşünülüyor? Eğer bu adımlar atılırken, ekonomik krizler öngörülmemişse, anlık kararlarla nereye kadar gidilir?

PYGMALİON ETKİSİ

Bütün bu olup bitenler, toplumda adeta “ Pygmalion etkisi “ yarattı. Pygmalion etkisi, bir sosyal psikoloji teorisidir. Bir tür kendini gerçekleştiren kehanet gibi algılanan bu etki; Pozitif beklentilerin, pozitif sonuçlar doğuracağını açıklar.

Adını Yunan mitolojisinden alan bu etkinin kısaca öyküsü şöyle:

“ Pygmalion, Kıbrıslı bir heykeltraştır. Kadınlarla yaşadığı olumsuzluklardan dolayı, ölünceye kadar evlenmeme kararı almıştır. Bir gün çok güzel bir kadın heykeli yapar. Fildişinden yaptığı bu heykele aşık olur ve ona ( Uyuyan aşk ) anlamına gelen, “ Galatea “ adını verir. Düşlerinde Galatea’nın canlandığını görür. Bir gün Tanrıça Afrodit’in yanına gider ve kendisine Galatea gibi bir eş vermesini ister. Afrodit bu istekten etkilenir ve Galatea’ya can verir. Pygmalion eve döndüğü zaman canlanan heykeline sarılır ve onunla evlenir. Çocukları olur. “

Bu mitolojik hikayede, Pygmalion’ un eserine karşı olan beklentisi, onun canlanmasını sağlamıştır. Mitolojik öykü, düşüncenin gücünü vurgular.

Hani halk arasında derler ya; “ güzel düşün, güzel olsun. “ ya da “ Bir şeyi kırk kere söylersen olurmuş. “ gibi, işte toplumun muhalif kesiminde de böyle bir etki var. Hani düşüncelerin ve beklentilerin, davranışlar üzerinde büyük bir etkisi olduğu söylenir ya, işte “ Pygmalion etkisi” konusunda yapılan çalışmalarda da, olumlu beklentilerin olumlu sonuçlara, olumsuz beklentilerin de olumsuz sonuçlara yol açtığı gözlenmiş.

Görünen o ki; toplumun muhalif kesimi; olumlu beklentilerinin, olumlu sonuçlanacağına dair umudunu; hiç, ama hiç yitirmemiş!