"Yarın arkamızdan 'bir Tayyip Erdoğan vardı, dürüst, ahlaklı mert adamdı, vicdanlı, memleketine ve milletine sevdalı bir adamdı. Allah ondan razı olsun' denilmesi en büyük arzumdur."
Cumhurbaşkanı Erdoğan bu arzusunu Külliye'deki bir toplantıda açıklamıştı. "Emekliler: İnsanca yaşamak istiyoruz" başlıklı yazımda, bu söze de atıfla " İnsani bir arzu, insani bir temenni Cumhurbaşkanı'nın arzusu, temennisi. Duygulanmamak mümkün değil. Ancak Cumhurbaşkanı'nın neden böyle bir beyanda bulunma ihtiyacını hissetti merak ediyorum" demiştim.
Tek merak eden ben değilmişim. Yazım üzerine bir yurttaş “Ben de çok merak etmiştim. Neden böyle bir cümle kurma ihtiyacını hissetti?" diye yazmış. Bir yurttaş da, muhalif olanların dikkate alınmadığına işaretle, Erdoğan'a yürekten bağlı, dar gelirli, yoksul insanların arzu edildiği şekilde " Allah ondan razı olsun" diyeceklerini yazmış. Erdoğan'ın bu beyanın 2028'den sonraya ait bir işaret olup olmadığını sorgulayan da yok değil.
Şu sıralar AKP'lilerin 2028 sonrasına ilişkin seçenekleri tartıştıkları anlaşılıyor. İlk seçenek doğal olarak Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığına yeniden aday olmasının yolunu açmak. Anayasa'nın bu amaçla değiştirilme olasılığı zor görünüyor. TBMM'nin 2027 sonbaharında erken seçim kararı alması en arzu edilen, güçlü seçenek olarak değerlendiriliyor. Seçimlerin o tarihte yapılma olasılığını bu köşeden daha önce de dile getirmiş, alınan ekonomik önlemlerin sonuçlarının o tarihlerde görülebileceğine dikkat çekmiştik. TBMM'den gerekli kararın çıkarılabilmesi için uygun adımların da o tarihe kadar atılabileceğini ifade etmiştik.
Gelinen noktada, kendini ruhen AKP'li gören 6'li Masa ortaklarından Ahmet Davutoğlu'nun partisinden AKP'ye transferlerin şimdiden başladığı görülüyor. Hatta Davutoğlu'nun, Erdoğan'ın aday olamaması durumunda Cumhurbaşkanı adaylığını arzuladığı da söz ediliyor.
Erdoğan'ın aday olmaması durumunda AKP içinden başka adayların isimleri de ortaya atılabilir. Bu çerçevede ilk akla gelen isim Dışişleri Bakanı Hakan Fidan. Fidan Dışişleri Bakanı olarak son dönemde sergilediği performans ile pek çok çevrenin dikkatini çektiği görülüyor. Yapılan kamuoyu araştırmalarında 2028 sonrası olası adaylar arasında Fidan'ın da adı geçiyor. “Fidan Aday olabilir mi?" başlığı ile altı ay önce kaleme aldığım bir yazımla ilgili yapılan kimi yorumlar "Neden Olmasın?" şeklindeydi.
Öte yandan, Suriye'deki gelişmeler bağlamında Erdoğan’ın kamuoyu desteğinin arttığından söz eden kimi çevreler, Erdoğan'ın 2025 içinde erken baskın seçime giderek, kamuoyu desteğini seçim başarısına dönüştürebileceği olasılığından da söz etmekteler. İçinde bulunulan zor ekonomik koşullar altında Erdoğan'ın böyle bir karar alması güç görülmekte.
Keza Suriye'deki durumun önümüzdeki dönemde ne yönde gelişeceği şu aşamada kestirilememekte. Türkiye Suriye'deki yeni yönetime dostluk elini uzattı. İktidarla uzun süredir temas halinde olduğu anlaşılan yeni yönetimin liderlik kadrosu da bu dostluk elini tuttu. Ancak, Suriye'deki durum içerisinde riskler, sorunlar ve fırsatlar barındırıyor. Adeta mayın tarlası. Çok dikkatli yürümesi gerektiren Türkiye olarak ekonomik ve siyasal açıdan büyük maliyetli sorumluluklar almaktan kaçınılması gerektiren bir süreç. Suriye’deki olası olumsuz gelişmelerin Türkiye'ye fatura edilebileceği bir süreç. Bu itibarla Suriye'deki gelişmelerin iç politikaya malzeme edilmesi halinde, bu yola başvuranların başını ağrıtabileceği, hayal kırıklığına uğratabileceği göz ardı edilmemeli.
Keza Suriye’deki gelişmelerle irtibatlandırılmaya çalışılan çözüm süreci adı verilen süreç de, içerisinde riskler, sorunlar ve fırsatlar barındıran bir süreç. Bu konuyu iç politika malzemesi yapmaya kalkışanların başını ağrıtabilecek, hayal kırıklığına uğrayabilecekleri bir süreç. O süreç de adeta mayın tarlası. Dikkatle yürümesi gereken. 2025'te atılacak adımların iyi düşünülmesi, hesap edilmesi gerektiren...
Her türlü kazadan, beladan uzak sağlıklı, mutlu, huzurlu bir yeni yıl dilerim.