Bilindiği üzere dini bayramlarımızın ilki olan Ramazan Bayramı'na ulaştık. Ramazan ayında oruç tutabilen oruç tutmuştur.
Tutamayanlar da bir sağlık ve benzeri sebepten dolayı tutamamıştır.
Ben olayın bu yakasından dolayı değil de başka bir açıdan bakacağım. Herhangi bir sebepten dolayı engelli olan veya sonradan engelli olan dostlarımız bu ramazan ayında çekmiş olduğu sıkıntılardan bahsedeceğim.
Çoğu engelli olan dostlarımız niye engelli olduğunu sorgularken; hep olayı ya kendi açısından suçlayıcı olarak sebep ararlar yada dini açıdan bakarlar.
Fakat biz engelliliğimizin değişik sebepleri olabilmektedir.
Kimimiz iş kazası, kimimiz doğuştan, sağlık sebeplerinden olabilmektedir.
Kimilerimiz de Ukrayna'daki ve Suriye ‘deki savaşlardan dolayı onarılması zor yaralarla sakat kalabilmektedir.
Gazze deki olay ise ayrı bir insanlık dramıdır.
Bu ülkelerdeki , bu insanların hiçbiri kader olarak değil; insanlığın hırsının getirmiş olduğu kapitalist ekonomik düzenin; hangi dinden olursa olsun, dini makyajlarla gizlenerek insanlığın dini inançlarının, kullanılması sonucu, oluşturulan savaş alanlarındaki insanlık suçu olan bilerek isteyerek çıkartılan savaşların sonucudur.
Bu ve benzeri savaşlarla insanlık kıyıma uğrayarak ,sakat kalarak açı çekerek suçsuz yere bedel ödemektedir.
Ramazan ayında orucunu tutan, namazını kılan engelli dostum uygun cami varsa camiye gider.
Yada evinde ibadetini gerçekleştirir.
Bir yandan da bu savaşlar da olayları gözlemler.
Böyle bir zamanda zeminde ramazan ayının bayramını kutlamaya çalışır.
Bu ne yaman çelişki değil mi?
Bir yanda masum görünen zalimler, bir yanda da bayramını kutlamaya çalışan sakat kalan aç kalan insan denen varlığımız.
Bu yaman çeliş ki ne zaman çözülür, o zaman insanlığın bayramı gelir.
Haydi dostlar bayram gibi bayramlara ulaşmak için; yaşam denen merdiven basamaklarını çıkarken hep birlikte kolkolla, el ele verelim yaşam mücadelemize devam edelim.
Tepkisiz Toplum Etkisiz Toplumdur!