3 Mayıs 'Dünya Basın Özgürlüğü Günü’ydü. Dünyada 'Basın Özgürlüğü' sıralamasında Türkiye’nin durumunu; 'çok vahim' olduğu ülkeler kategorisinde değerlendiren 'Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler' ( RFS) örgütünün hazırladığı 2024 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye; 180 ülke içerisinde 158. sırada yer alarak, geçen yıla göre az da olsa bir ilerleme kaydetmiş. Çünkü geçen yıl 165. sıradaymış. Yani 7 basamak ilerlemiş ama, bu yükseliş de geçen yıl endekste Türkiye’nin önünde yer alan Rusya, Azerbaycan ve Hindistan gibi ülkelerde, durumun kötüleşmesinden kaynaklıymış! Yani, basın özgürlüğünde bir ilerleme olduğu için değilmiş! Oysa 2002 yılında ülkemiz sadece 99. sıradaymış.
Bu son derece üzücü ve vahim durum, gazetecilik mesleğini de tehlikeli ve riskli hale getiriyor pek çok ülkede. Peki endekste yer alan en özgür basına sahip ülkeler hangileri derseniz; ilk üç sırada sırasıyla: Norveç, Danimarka ve İsveç yer alıyormuş.
Basın Özgürlüğü Endeksi’nin son sıralarında ise; Çin (172’nci), Vietnam (174’üncü), İran (176’ncı), Kuzey Kore (177’nci), Afganistan (178’inci), Suriye (179’uncu) ve Eritre (180’nciymiş).
Yine RSF’nin tespitine göre, “Dünya nüfusunun sadece yüzde 1’i basın özgürlüğünün olduğu bir ülkede yaşıyormuş! Kısacası Devletler ve siyasi güçler; gazeteciliğin özgürce yapılması ve halkın güvenilir, bağımsız ve doğru haber alma hakkını garantilemede başarısız olmuşlar.
Türkiye Gazeteciler Sendikası da 2023-2024 Basın Özgürlüğü Raporu’nu yayımladı. Raporda:
'Bu yıl da gazeteciler tutuklama, gözaltı, sansür ve baskı ile 3 Mayıs’a giriyor. Ekonomik bunalımla birlikte yoksulluğun arttığı bu dönemde düşük ücret ve güvencesiz koşullarda gazetecilik mesleği ayakta kalmaya çalışıyor' denmiş!
Bir de yerel gazeteler ve bütün bu ağır ekonomik koşullara rağmen, ayakta kalmaya çalışan yerel gazetecilik konusu var ülkemizin. Yerel gazetecilik, herhangi bir ekonomik destek görmediği gibi, olan destek de elinden alınarak, yok edilmeye çalışılıyor! Daha da kötüsü; belediyelerin ilk tasarruf kalemi; yerel gazeteleri almaktan vazgeçmek gibi, garip eylemler oluyor. Tasarruf edecek başka şey yokmuş gibi; yerel gazeteleri almayan belediyeler, aslında yöre halkının sesini de kısmış oluyorlar! Umarım bunu bir daha düşünürler! Daha özgür 3 Mayıs’lara erişmek dileğiyle…