Batı Çevreyolu’nun 1800 metrelik kısmının açılması için yapılan 250 hektarlık imar planlaması malumunuz…

 Büyük bölümünde narenciye olan tarım alanlarının ve taşkın alanlarının yer aldığı planlamaya ilişkin meslek odalarınca dava açıldı…

Hem ekolojik dengeye vereceği zarar hem de taşkın tehlikesi, planlama ilkelerine aykırılıkları tartışma konusu oldu…

Kamulaştırma bedeli bahane edilerek gelecekte alt yapı maliyetleri, kamulaştırma bedelinin kat ve kat üzerinde olacak bir planlama sürecine gidilmesinin yanlışlığı sorgulandı…

Bölgedeki sayıları 200’ü bulmayan arsa malikleri için oluşturulacak rant adına alt yapı giderlerinin tüm Antalyalılardan karşılanmasının doğru olmadığı anlatıldı…

Olmadı…

Planlama süreci sürdü…

Bunun üzerine bir dava da yolun devamı niteliğindeki Kepez sınırlarında kalan alana ilişkin yapılan imar çalışmasıyla ilintili olarak Toprak Koru(ma) Kurulu kararına geldi…

Antalya 3. İdare Mahkemesi de Temmuz ayında Antalya’nın duyarlı meslek odalarınca açılan davada yürütmeyi durdurdu…

Böylelikle tarım alanlarını yapılaşmaya açan planlama sakatlandı…

Tabii konu belli çevreleri rahatsız etti…

En büyük rahatsızlığı da bölgede arazi toplayanlar yaşamış olsa gerek…

Tabi yolu açmak için kamulaştırma seçeneğini kullanmayan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel de durumdan hoşnut sayılmaz…

Ancak güzel olan yargı kararına ilişkin tespitleri…

Her ne kadar hala kamulaştırma niyetinde olmasa da ve geçmişte yolun bir bölümü açılırken imarla sorunun çözüldüğüne işaret etse de kamulaştırmaya tamamen karşı değil…

Yargı ne derse o, diyor…

Bu güzel elbette…

Ama zannetmeyin ki bunu gönülden diyor…

Hemen arkasından 35 milyon liralık kamulaştırma maliyetinin, başka yatırımlara harcanmasını istediğini belirtmesi de gönlündekini gösteriyor…

Ne diyelim Antalya adına en doğrusu olsun…

Geçmişte ‘Ben yaptım, oldu’ diyen Başkan Türel’in şimdi istemeye istemeye ‘kamulaştırmayı’ bile düşünüyor olması anlamlı…

Tebrikler Başkan…

Teşekkürler meslek odalarının duyarlı başkanları…