1980 yılında Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı kırsal Akçapınar Mahallesi Uluabat Gölü kıyısına yaklaşık 4 bin dönüm alanı sulayacak su pompaları kuruldu.

Ancak, 2008 yılında hırsızlar su pompalarını çaldı. Yakalanan hırsızlar cezalarını çektikten sonra tekrar geri döndü ve bu kez su pompalarına elektrik sağlayan trafoyu patlatarak tüm malzemeleri çaldılar.

Geçimini zeytin ve incir yetiştiriciliğinden sağlayan halk, yaklaşık 15 yıldır ağaçlarını kendi bulduğu ilkel yöntemlerle suluyor. Traktörlerine bağladıkları su tanklarıyla Uluabat Gölü'nden su çekmeye çalışan çiftçiler, göl ile kuruyan dere yatağı arasındaki bataklık alana boğazlarına kadar girip hayatlarını tehlikeye atıyor. Ellerindeki hortumla boylarını aşan çamurun içinden göle ulaşarak tanklara su çeken çiftçiler, ağaçlarını sulamaya çalışıyor.

Bu zorlu süreci yaşayan Recep Işık, "Mahsullerimizi sulamak için uğraşlar veriyoruz. İkişer üçer hafta arayla ancak sulayabiliyoruz.

Boynuma kadar bataklığa giriyorum, hiç olmuyor. Daha yaşlılarımız var bataklığa giren, ben en genç olanıyım. Boynuma kadar batağa girip ekinlerimizi, meyvelerimizi sulamak için hayatımı tehlikeye atıyorum. 83 yaşındaki dedem bana bir şey olmasın diye başımda bekliyor," dedi.

Akçapınar Mahallesi muhtarı Özgür Işık, "Yaşamış olduğumuz çileyi görüyorsunuz. Bu gölün etrafındaki bütün köyler sulama yapıyor, bir Akçapınar köyünde yok.

Sulama sistemimizin tekrar faaliyete geçmesini istiyoruz. Bir hırsız köyün geleceğiyle oynadı.

Geldi trafoyu çaldı, bizden önceki yönetimler de buna el atmadılar. Şimdi biz geldik su yok. 2008'den beri bizim tek ihtiyacımız su," şeklinde konuştu.

Akçapınar Mahallesi'nde üretilen 900 ton zeytin ve 400 ton incir Avrupa'ya ihraç ediliyor. Ancak düzenli sulama yapılamaması nedeniyle yaklaşık 4 bin dönüm üzerinde bulunan incir ve zeytin ağaçları kuruma tehlikesi ile karşı karşıya.

Özgür Işık, "Vatandaşlar boyunlarına kadar çamura girip su almaya uğraşıyorlar. Mağduruz, saatlerce uğraşıp sadece iki ağacı suluyoruz. Biz sulama kanallarının çalışmasını istiyoruz. İhracat değeri yüksek siyah incir ve zeytin, nadide bitkiler bunlar. Bu köyde 400-450 ton siyah incir, 800-900 ton zeytin ihracatı yapıyoruz. Su alabilirsek daha da verim alacağız," ifadelerini kullandı.