Yangın Ekolojisi Uzmanı ve Çevrebilimci Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, Antalya’nın yangın riski en yüksek ilçelerinin Manavgat ile Serik olduğunun altını çizerek, ağaçlandırma çalışmalarının kurutucu etkiye sahip rüzgarı engelleyici şekilde yapılması gerektiğini belirtti.  Neyişçi, “Yangına dirençli bir orman kurma gibi bir kaygımız yok, Manavgat’ta yanan ormanların yüzde 60’ı, 15-20 yıl önce dikilmiş ağaçlandırma alanlarıydı. Yeni kurulan alanlar da 13-15 sene sonra cayır cayır yanmaya başlayacak, aynı yapı değişmedi.” dedi. 

Antalya’nın Manavgat ilçesinde 28 Temmuz 2021 yılında başlayan orman yangını, şiddetli rüzgarın etkisiyle Gündoğmuş, İbradı, Alanya ilçelerinde etkili olmuş ve 60 bin hektara yakın alanın zarar görmesiyle, Türkiye tarihinin en büyük yangını olarak kayıtlara geçmişti. Yangının ardından başlatılan rehabilite çalışması kapsamında, sarp kayalık bölgelere havadan tohum bırakıldı, diğer alanlara ise fidan dikimi gerçekleştirildi. 30 bin hektarlık alanda doğal gençleştirme çalışmaları yapılırken, 20 bin hektarlık alanda fidan dikildi ve tohum ekildi, 10 bin hektarlık taşlık, kayalık alan tabiatı korumaya terk edildi.  Tüm bu alanlar için 110 ton tohum toprakla buluşturuldu.

"13-15 Yıl Sonra Yanacak Ormanlar Yapıldı"

Bölgede yapılan ağaçlandırma çalışmalarını inceleyen Yangın Ekolojisi Uzmanı ve Çevrebilimci Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, Manavgat’ta yapılan bütün ağaçlandırma çalışmalarıyla en geç 15 veya 30 sene sonra  yanacak ormanların yapıldığını kaydetti. 

Antalya'da Engelli Hayvanlar İçin Sahiplenme Çağrısı Antalya'da Engelli Hayvanlar İçin Sahiplenme Çağrısı

O günlere ulaşırsak yanılmayı tercih edeceğini dile getiren Neyişçi, “Ama yanılmış olacağım çok düşük bir olasılık. Çünkü yangına dirençli bir orman kurma gibi bir  kaygımız yok. Kurduğumuz ormanlar ki yananların yüzde 60’ı 15-20 yıl önce dikilmiş, ağaçlandırma alanlarıydı. 2 sene önce dikilenler de  13-15 sene sonra cayır cayır yanmaya başlayacaklar. Çünkü aynı yapı değişmedi. ”dedi. 

"Rüzgarı Perdeleyici Servi Ağacı Dikilmeli"

Antalya’da otelciliğin turizm zannedildiği gibi,  ormancılarında fidan dikmeyi, ağaçlandırma yapmayı, ormanlaşma zannettiklerinin altını çizen Neyişçi, “Yine çam dikersiniz ama orman yangınlarını engellemek için, rüzgarı engellerseniz orman yangınlarını büyük ölçüde önlersiniz. Özellikle kuzeyden gelen kurutucu poyraz rüzgarlarına dik gelecek şekilde rüzgarı engelleyecek, rüzgar perdeleri yapacaksınız. Bunun içinde servi ağaçlarını öneriyorum.  Çam ağaçları 10 yaşından sonra çok yanıcı hale gelirler. Bunlar içinde yanıcı yönetimlerini belirli aralıklarla yapılması gerekir. Çok ucuza gelir, orada bir daha büyük yangının çıkmasını engellemiş olursunuz.” ifadelerine yer verdi. 

"Antalya'da En Çok Yangın Manavgat ve Serik'te Çıkıyor"

Neyişçi sözlerine şöyle tamamladı:

“Diktiğimiz alanların rüzgara karşı korunmasını sağlamak zorundayız. Orman içindeki ince kuru yanıcıları belirli aralıklarla sistem dışına taşımamız gerekir. O zaman orman yangınları diye bir sorunumuz ortadan kalkar.  Tüm dünyada olduğu gibi Antalya’da kurak geçiyor. 80 yıllık istatistiklerine bakarsanız, Antalya’da en çok yangınların çıktığı 2 işletme vardır. Bunlardan biri Manavgat diğeri Serik’tir. Bunlar Aksu Vadisi ile kuzeyden gelen kurutucu rüzgarlara açıktırlar.  Diğer yerlerde de yangın oluyor ama bakarsanız kuzeyden gelen rüzgarlara açık olan yerlerdir. Yangına neden olan bu kurutucu rüzgarları engelleyici perdeler yaparsanız ağaçlardan, orman yangınlarını büyük ölçüde bertaraf edersiniz. Şiddetini ve sayısını azaltırız.  Kuzeyden gelen açık yerlerde çok fazla orman yangını oluyor. İşlek köy yolu üzerlerinden geçen  insanlara eğitim verilmesi gerekiyor. Yangınların yüzde 90’ı insan kaynaklıdır. İnsana yatırım yapılmıyor, orman köylerindeki insanlara tabelalarla, eğitimlerle orada yaşayanları bilinç sahibi yapacaksınız.”. 

Ekolog Neyişçi: Antalya'da Turizm Değil Otelcilik Yapılıyor Ekolog Neyişçi: Antalya'da Turizm Değil Otelcilik Yapılıyor

Muhabir: İsa Akar