Zafer Partisi, son dönemde kamuoyuna yansıyan haberler ve sosyal medya iddiaları üzerine yazılı bir açıklama yayımlayarak, partiye yönelik yürütülen dezenformasyon kampanyasına sert tepki gösterdi. Parti, özellikle Genel İdare Kurulu Üyesi Prof. Dr. Emin Gürses’in açıklamalarının bağlamından koparılarak çarpıtıldığını ve kamuoyunda gerçeği yansıtmayan algılar oluşturulmaya çalışıldığını savundu.
Partiden yapılan açıklama şu şekilde
"Zafer Partisi, şeffaflık ve milli çıkar çizgisinden sapmamıştır, sapmayacaktır.
Son dönemde kamuoyuna yansıtılan çeşitli haber ve sosyal medya paylaşımları üzerinden partimize yönelik bilinçli bir dezenformasyon süreci işletilmektedir. Bu süreç, sadece Zafer Partisi’nin siyasi duruşunu zedelemek amacı taşımamakta, aynı zamanda Türkiye’de siyaset yapma ahlakına ve toplumsal muhalefetin onuruna yönelmiş bir itibarsızlaştırma kampanyasıdır. Özellikle Genel İdare Kurulu Üyemiz Prof. Dr. Emin Gürses’in açıklamaları, bağlamından koparılarak, kasıtlı ve yanıltıcı şekilde sunulmuş; partimizin Cumhur İttifakı ya da Cumhurbaşkanlığı makamıyla gizli ya da açık bir pazarlık ya da ittifak sürecinde olduğu yönünde gerçekle bağdaşmayan bir algı oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu yaklaşımın, siyasi sorumluluk ve etikle bağdaşır hiçbir tarafı yoktur.
HERHANGİ BİR TEMAS KURULMAMIŞTIR
Öncelikle şunun altını net biçimde çizmek gerekir: Zafer Partisi, herhangi bir şekilde Cumhurbaşkanlığı makamıyla doğrudan ya da dolaylı yoldan, resmî ya da gayriresmî bir temas kurmamıştır. İddia edilen görüşme ya da mesaj trafiği tamamen mesnetsizdir ve belli çevrelerin yürüttüğü kulis dedikodularının dışına taşmamaktadır. Prof. Dr. Emin Gürses’in bahsettiği ifadelerin satır aralarından varsayımlar türeterek, olmayan ilişkiler kurgulamak; ancak manipülasyonla beslenen, siyasal iletişimi dezenformasyon aracı olarak kullanan aktörlerin başvurabileceği bir yöntemdir. Genel Başkanımız veya partimizin Divanına, Divan Üyelerine yönelik böyle bir bilgi, yaklaşım hiç olmamıştır. Genel İdare Kurulu üyelerimizden hiç birisi de Sayın Genel Başkanımız ve Zafer Partisi Divanı ile böyle bir bilgi paylaşmamıştır. Dedikodu ve tezvirat üzerinden siyaset üretmek mümkün ve doğru değildir. Bu tür yorumlar, partimizin şeffaf ve tutarlı siyaset anlayışına gölge düşürmeyi amaçlamakta, ancak temelsizliğiyle kendi kendini ifşa etmektedir.
Zafer Partisi, siyaset sahnesine çıktığı günden bu yana Türk Milletinin çıkarlarını mutlak öncelik kabul etmiş, bu doğrultuda herhangi bir iktidar odağıyla çıkar temelli ilişki kurmayı kategorik olarak reddetmiştir. Partimizin ilkeli duruşu, sadece söylem düzeyinde değil, eylem ve karar süreçlerinde de şeffaf biçimde tezahür etmiştir. Cumhur İttifakı’nın Türkiye’ye dayattığı siyasal ve ekonomik düzene karşı en etkin, en tutarlı ve en net muhalefeti sergileyen yapı, bugün açık biçimde Zafer Partisi’dir. Sayın Genel Başkanımız bunun için tutukludur.
BÜYÜK TÜRK MİLLETİNE SESLENİYORUZ
Bu bağlamda, Büyük Türk Milletine sesleniyoruz: Zafer Partisi, hiçbir zaman siyasi fırsatçılığın parçası olmamıştır ve olmayacaktır. Milletimizin hak ettiği yönetim anlayışı; ilkesiz pazarlıklar, perde arkası anlaşmalar ya da çıkar hesapları üzerine değil, şeffaflık, hesap verebilirlik ve millî menfaatler zemininde yükselmelidir. Bugün yürütülen karalama kampanyaları, partimizin bu yüksek idealler doğrultusunda verdiği mücadeleyi sekteye uğratmak bir yana, bu mücadelenin ne kadar isabetli ve etkili olduğunu da bir kez daha teyit etmektedir.
SAHTE KRİZ SENARYOLARINA TESLİM OLMAYACAK
Zafer Partisi, kurgulanmış yalanlara ve sahte kriz senaryolarına teslim olmayacak, siyasi mücadelesini doğruluk, cesaret ve halk iradesi temelinde sürdürmeye kararlılıkla devam edecektir. Tüm kamuoyuna ve Türk Milletine saygıyla duyururuz."