Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması ile başlayan tutuklanması ile daha da artan sokak eylemlerinde birçok üniversiteli genç gözaltına alınırken çok sayıda genç ise tutuklanmıştı. Gençler bu duruma karşı sosyal medyadan başlattığı ‘Tüketmeme, Satın Alım Yapmama’ boykotuna birçok muhalif siyasetçiden ve kamuoyundan da destek gelmişti. Son olarak boykot paylaşımlarına ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattığını duyurmuştu. Konuya ilişkin Akdeniz Gerçek’e açıklamalarda bulunan Antalya Barosu Başkanı Av. Ali Çağdaş Bozaner, boykotun Anayasal bir hak olduğunu belirtirken TÜKONFED Hukuk Komisyonu Üyesi Av. Baki Öztürk, ise tüketim yapmama hakkını kullanan yurttaşa yönelik herhangi bir hukuki durumun oluşmadığını, boykotun temellendirilmesinde iftira, karalama kampanyası ve haksız rekabet oluşturabilecek söylemlerin yargıya taşınabileceğini kaydetti. 2 Nisan Tüketmeme Boykotunu Antalya Barosu Başkanı Av. Ali Çağdaş Bozaner ve TÜKONFED Hukuk Komisyonu Üyesi Av. Baki Öztürk, ‘Anayasal hak’ olarak belirtirken iftira, karalama kampanyası gibi söylemlerin yargıya taşınabileceği kaydedildi.

Antalya İş Dünyası Boykot Çağrılarına Ne Dedi? Antalya İş Dünyası Boykot Çağrılarına Ne Dedi?

Tüketim Boykotu Antalya’da Sürüyor!

Alanyaspor’da Hedef Mağlubiyet Serisini Sonlandırmak Alanyaspor’da Hedef Mağlubiyet Serisini Sonlandırmak

“İNSANLARIN DOĞAL HAKKI”

Antalya Barosu Başkanı Av. Ali Çağdaş Bozaner, “Bu durum hukuka aykırı ve suç teşkil edecek herhangi bir noktası yoktur. Boykot insanların en doğal hakkı olan tercihte bulunma hakkıdır. İnsanlar istediği ürünü alıp almama konusundaki serbestliğinden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla hukuken de vicdanen de yanlış veya kınanabilecek herhangi bir unsur barındırmadığı gibi insanların bir noktada kendini ifade etme biçimidir. Mağduriyetlere yönelik tazminat davası açılması hukuken mümkün değil. Bu durum yurttaş açısından herhangi bir sorun teşkil etmez. Tüketmeme hakkını kullanan bir yurttaş hakkında soruşturma başlatılacak gibi bir durum yok. Boykot Anayasal haktır” dedi.

Tüketim Boykotu Antalya’da Sürüyor! 2

“BOYKOT TEMELLENDİRİLMELİ”

TÜKONFED Hukuk Komisyonu Üyesi Av. Baki Öztürk, “Boykot başlı başına tüketicinin en doğal hakkıdır. Tüketicinin uygulayabileceği en güçlü, kendisine haksızlık yaptığını düşündüğü firmalara ve markalara karşı uygulayabileceği en güçlü yöntem. Bu konuyla alakalı zaten vatandaş net şekilde tüketmeme hakkını kullanabilir. Dünyada da Kasım ayının son Cuma günü ‘Dünya Satın Almama’ günü olarak geçiyor. Ülkemizde de 2 Nisan boykotu kullanıldı. Burada dikkat çekilmesi gereken nokta boykotun temellendirilmesi. Kimi neden ve hangi gerekçelerle boykot ettiğimiz önemli bir nokta .Vatandaş istediği takdirde tüketmeme hakkını kullanmalı. Bunu tercih ederken gerekçelerinin temellendirilmesinin doğru yapılması gerekiyor. Boykot cadı avına dönüştürülmeden yapılmalı. Vatandaş kendisi ve sosyal medya aracılığıyla bu duruma karar verebilir. Bu en demokratik haklarından birisi ancak bu yapılırken etiklik konusunda tartışmamız gereken kısım bu işin temellendirilmesi ve gerekçelendirilmesidir” dedi.

“TÜKETİCİYE DAVA AÇILAMAZ”

Öztürk, “Boykot kararının uygulanabilmesi için siyasi görüş noktasında bu işin sulandırılmasından kaçınılması gerekiyor. Açıklanan bazı markalar var ve vatandaşın demokratik haklarına yönelik boykotlar var ancak sosyal medyada yüzlerce markanın dahil edildiği listeler görüyoruz. Bu durum cadı avına girilmiş gibi gözüküyor. Bu tarz paylaşımlar halkı yanlış yönlendirebilir. Bunun önüne geçilmeli. İşin sulandırılmadan sadece bugünle sınırlı kalmadan aynı zamanda haksız ve fahiş fiyat uygulayan firmalara, gıdada taklit yapan, insan sağlığını tehlikeye atan markalara yönelikte genişletilmesi gerekiyor. Burada boykotun ne şekilde yapılabileceği, kimi neden boykot edildiğinin temellere dayandırılması gerekiyor.  Burada siyasi iki tarafında düellosuna dönmüş durumda. Burada vatandaşlar kendi tercihlerini kullanarak, ‘Dünya satın almama günü’ gibi ülkemizde de bu net şekilde uygulanabilir.  Hukuki yaptırımlar noktasında da Ticaret Bakanının ‘Tazminat talep edebilirler’ gibi bir açıklaması oldu. Bir kişi bir firmanın ürününü satın almıyorsa ve boykot ediyorsa herhangi bir hukuki yaptırımla karşılaşamaz. Ancak boykotu temellendirirken iftira, karalama kampanyası ve haksız rekabet oluşturabilecek söylemler varsa veya nefret söylemleri varsa bu boykot hukuki yaptırımlara tabi ama tüketmeme hakkını kullanan vatandaşlar hukuki yaptırıma maruz kalamaz. Boykot herkesin demokratik ve Anayasal hakkıdır. ‘Bir firma beni tüketmiyor’ diyerek tüketiciye dava açamaz. Vatandaşlar haklı çıkar” diye konuştu.

Muhabir: Arda KIR