TÜKD Genel Başkanı Meral Güler, “Laiklik ilkesine Anayasa'mızda yer verilmesinin 86. yılında, çağdaş demokrasinin ön koşulu olan laiklik ilkesini kutlamak yerine ne yazık ki Cumhuriyetimizin olmazsa olmazı olan laikliğin aşındırılmasına karşı mücadele vermek zorunda kaldığımız bir süreç yaşıyoruz. Laiklik, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesinin yapıtaşıdır. Dünyadaki Müslüman ülkeler içerisinde laik devlet düzenine sahip tek ülke olan Türkiye'mizde ülkemizin kuruluş felsefesi açısından yaşamsal önemde olan laiklik iç ve dış dinamiklerin tehdidi altındadır. Laiklik olmadan gerçek bir düşünce özgürlüğü olamaz. Laiklik olmayan yerde önem taşıyan öğe ulus değil, inananların oluşturduğu ümmettir. Laikliğin olmadığı bir toplumda bilimin ve çağın gerisinde kalınır. Laikliğin olmadığı toplumlarda halkın istekleri değil, dinsel seçkinlerin düşünceleri önemli ve geçerlidir. Laik düzenin olmadığı bir ortamda, inanç gruplarının ve güçlü olanın kendi dünya görüşünü dayatması kaçınılmazdır. Laiklik olmazsa olmazımızdır” dedi.

“DİNİN YERİ VİCDANLARDIR”

“Laik- demokratik, sosyal bir hukuk devleti olarak kurulan Atatürk Cumhuriyeti'nin hedeflediği çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak, aklın inançtan, bilimin dinden bağımsızlaşması koşulu ile gerçekleşecektir” diyen Başkan Meral Güler, günün önemini şu şekilde vurguladı: “Bizler Ulu Önderimiz Atatürk'ün; ‘laiklik ile devlet, bilim ve akıl ile yönetilecek, millet de kendini bu yolda geliştirecektir. Bu gelişmede Dinin yeri vicdanlardır’ sözleri ile tanımladığı laiklik ilkesinin Türkiye Cumhuriyeti'nin çimentosu olduğuna inanıyor, başta yönetsel erk sahipleri olmak üzere herkesi bu bilinçle hareket etmeye davet ediyor ve tüm muhalefet parti milletvekillerine iktidarın, Laikliğin fiilen kaldırılmasına yol açan Anayasa'nın 24. Maddesi'ne İlişkin Değişiklik Teklifi’nin görüşüleceği oylamaya katılmama çağrımızı yineliyoruz.”

Haber Merkezi

Editör: Tuğçe Çam