İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a 33 konserden dolayı soruşturma izni verilmesine ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Müsavat Dervişoğlu, “Türkiye öyle bir dönem geçiriyor ki yargılamalardan ve soruşturmalardan yorulmuş durumda. Açık ve net ifade edeyim bu yargılamalardan ve soruşturmalardan çekinecek insanlar bence yok. Kendinden şüphesi olan yargılamaktan ya da soruşturulmaktan endişe duyar. Ama milletin bir endişesi var, yargılamaların adil olup olmadığı konusunda bir takım kaygılar yaşıyor insan. Ama milletin taşıdığı endişe yargılanır soruşturun endişesi değil, bunların adil bir biçimde yapılıp yapılmadığıdır” dedi.
Müsavat Dervişoğlu öne çıkan ifadeler şu şekilde:
HALKIN VİCDANINDA SORGULANMASI LAZIM
“Türkiye öyle bir dönem geçiriyor ki yargılamalardan ve soruşturmalardan yorulmuş durumda. Açık ve net ifade edeyim bu yargılamalardan ve soruşturmalardan çekinecek insanlar bence yok. Kendinden şüphesi olan yargılamaktan ya da soruşturulmaktan endişe duyar. Ama milletin bir endişesi var yargılamaların adil olup olmadığı konusunda bir takım kaygılar yaşıyor insan. Orta yerde bir suç varsa elbette ki suça bağlı olarak bir yargılama süreci söz konusu olabilir, soruşturma, kovuşturma söz konusu olabilir. Ama milletin taşıdığı endişe yargılanır soruşturun endişesi değil bunların adil bir biçimde yapılıp yapılmadığıdır. Dolayısıyla bu soruşturmaları adaleti şayet tartışma konusu ise buna sebep olanların aslında halkın vicdanında sorgulanması lazım.
İKTİDAR YARGIYI SİLAH OLARAK KULLANIYOR
Dikkat ediyor musunuz boğazına kadar yolsuzluğa battı iddiasına muhatap olanlarla ilgili açılan bir dava yok. Yani Ankara'nın eski Büyük Şehir Belediye Başkanı’na eski bir Meclis Başkanı “Ankara'yı parsel parsel sattılar” dedi. Adalet devletin dinidir. Eğer adaletsizliğe meyil derseniz toplumda farklı farklı sorunların çıkmasına sebep olursunuz. Toplumun bu vesileyle sinir uçlarına basıldı hem sosyal hayatımız hem siyasi hayatımız olup bitenlerden ziyadesiyle etkileniyor. Bir de bunun ekonomiye olan etkilerini düşündüğünüzde ülkenin neler kaybettiğini de tespit etmiş olacaksınız. Yani Türkiye eğer 4-5 günlük zaman içinde dövizdeki kıpırdanmalarla, borsadaki düşüşler ile milyarlarca dolarını kaybettiyse o ülkeyi yönetenlerin bundan ders çıkarmaları lazım. Siyasi hırsla ve arzu ile yapılan bu komik soruşturma ve yargılamalar bize gösteriyor ki yargıyı silah olarak kullanan bir iktidar anlayışı var. Eğer siz halkın beklentisi hilafına kendi silahınızı kendiniz yaratır ve onu halka karşı kullanırsanız herkes iyi bilsin ki sahibi zannettiğiniz silah sizi vurur. Çünkü hiçbir silah sahibine sadık değildir."