İstanbul'da Kadıköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından okul müdürlerine gönderilen mesajda “Kıymetli müdürlerimiz, ramazan ayının manevi iklimini okullarımızda yaşatma adına yapılabilecek etkinlikler paylaşılmıştır. Etkinlikleri özelden paylaşılmasını rica ederim” denildi. Yapılacak etkinliklerde ise “Ramazan sokağı köşesi oluşturulması, her güne bir ayet, bir hadis bir sahabe tanıtılması, seminer, iftara davet etmek, iftara katılmak, teravih için camilere yönlendirme ve cami ziyaretleri, zorlanmadan oruç tavsiye edilmesi, çizelge tutulması sonunda da başarı belgesi verilmesi, tekne orucu uygulaması yapılması, Filistin Gazze ve ülkemizdeki fakir ve yetimler için ramazan kumanyası.” İfadeleri yer aldı. Bu uygulamaya karşı eğitimcilerden ve velilerden tepki gelirken Antalya’da böyle bir yazının henüz yazılmadığı da ifade edildi.
"Suç İşleniyor"
Konuyu değerlendiren Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, “Atatürk’ün devrim yasalarının 101’inci yıldönümü 3 Mart’ta kutlanacak. Okullarımızda oruç tutan, tutmayan gibi bir çizelge tutuluyorsa bu devrim yasalarına aykırıdır. Bunun sonucunda eğer okullar öğrencileri kayıt altında tutup birilerine bilgi veriyorsa bu ayrı bir suçtur. Türkiye Cumhuriyeti’nde her çocuk aynı haklara sahiptir. Biz laik bir Cumhuriyette yaşıyorsak insanlar devlet kurumlarında eşittir. Dinde zorlama yoktur. Sağlığı el veriyorsa ve oruç tutmak istiyorsa oruç tutabilir. Ülkemizde inanç özgürlüğü var. Eğer bu uygulanmıyorsa bu yasa ihlal ediliyor demektir. Devlette bir ciddiyet olması gerekir. Mevzuat çerçevesi içerisinde Atatürkçü, laik eğitimin benimsenmesi gerekir. Bu iddia öğrencileri ayrıştırmadır. Bu durum öğrencilerin psikolojilerini etkileyecektir. Eğer böyle bir niyet varsa, oruç çetelesi tutulacaksa, bu durum eğitimi böler ve çökertir. Bu durum medrese eğitimine dönmek olur. Milli Eğitim Bakanlığı öğrencileri çetele tutarak fişleme yoluna gidiyorsa bu durum suçtur. Eğitim-İş olarak her zaman eğitimde fırsat eşitliğini savunan bir sendikayız. Bu yüzden böyle bir uygulama varsa, sendikal anlamda bunun takipçisi olacağız” dedi.
"Anayasaya Aykırı"
Eğitim-Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, “Anayasa’ya da aykırı davranılıyor. Maarif Modeli müfredatı ile eksik kalan yapamadıkları şeyleri yapmayı hedefliyorlar. Bu müfredatın geri çekilmesi için mücadele ediyoruz. Ancak MEB dur durak bilmiyor. Her gün yeni bir hamleyle eğitimi gericileştirme çabasını sürdürüyor. Kadıköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün okullara oruç talimatını gördük. Ramazan Etkinlikleri adı altında Ramazan panosu düzenlemesi, ramazan sokakları oluşturulması, okul adına imsaki bastırılması, ger gün bir ayet bir hadis bir sahabe tanıtılması ,ramazan konulu yarışmalar düzenlenmesi, öğrenci- veli iftarları yapılması, hatim indirilmesi, ilk ve ortaokul öğrencilerine tekne orucu tavsiye edilmesi ve öğrencilere “Oruç Tuttu Başarı Belgesi" verilmesi vb. uygulamalar yapılacak. Bu herkesi ilgilendiren bir sorundur. Bu yüzden velilerin de duyarlı olması gerekiyor. Biz çağdaş, bilimsel, laik ve demokratik eğitim anlayışını sonuna kadar savunacağız. Bu bağlamda bakanlığı ve bağlı birimleri derhal bu tür uygulamalardan vazgeçmeye çağırıyoruz. Eğitim sisteminin tamamen bittiğine hep birlikte şahit oluyoruz AKP hükümeti eğitimi bilimsel laik demokratik kamusal eğitimden çıkarıp tamamen dinci dindar kindar bir nesil yetiştirmek için elinden geleni yapıyor. AKP’ye yaranmak için ilçe milli eğitim müdürleri de okullara bu şekilde bir yazı yollayarak görevlerini yerine getirdiklerini sanıyorlar ama halkı bölmekten parçalamaktan başka bir şey yapmıyorlar. Tüm veliler bir an evvel örgütlenip şeriata giden eğitim sistemine karşı mücadele etmelidir. Bugün için bizim yapmamız gereken bilimsel laik kamusal ve parasız eğitimi savunmak ve bunlardan taviz vermeden mücadele etmemiz gerekiyor” dedi.